Şizofrenide Erken Tedavi Vurgusu

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, Avrupa Nöropsikofarmakoloji Koleji’nin (ECNP) 39. Kongresi’nde şizofreni tedavisinde ilk ataktan itibaren sürekliliğin önemine dikkat çekti. Dilbaz, uygun hastalarda uzun etkili tedavi seçeneklerinin erken dönemde değerlendirilmesi ve ilaç tedavisinin psikososyal destekle birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

16 Eki 2026 - 13:00 YAYINLANMA
16 Eki 2026 - 18:31 GÜNCELLEME
Şizofrenide Erken Tedavi Vurgusu

Şizofreni tedavisinde ilk atak sonrasında elde edilen iyileşmenin korunması, hastalığın tekrarlama riskinin azaltılması ve kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi açısından önem taşıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, Almanya’nın Münih kentinde düzenlenen ECNP 39. Kongresi’nde yaptığı konuşmada, erken müdahale ve sürdürülebilir tedavi planının önemini ele aldı.

Dilbaz, belirtilerin azalmasının tedavinin sona erdiği anlamına gelmediğini belirterek ilk psikoz atağından sonra da tedavi sürecinin planlı biçimde devam etmesi gerektiğine işaret etti.

İlk ataktan sonra tedavi sürekliliği önemli

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, ilk atak şizofrenide tedaviye belirgin yanıt alınabildiğini, ancak belirtilerin hafiflemesinin ardından tedavinin kesilmesinin veya aksamasının hastalığın yeniden alevlenme riskini artırabildiğini ifade etti.

Hastalığın tekrarlamasının hastaneye yatışa, eğitim veya çalışma hayatının kesintiye uğramasına ve kişinin günlük yaşamında güçlükler yaşamasına neden olabileceğini belirten Dilbaz, erken dönemde elde edilen iyileşmenin korunmasının uzun vadeli tedavi hedefleri arasında yer aldığını söyledi.

Tedaviye devam etmekte yaşanan güçlüklerin yalnızca hastanın davranışlarıyla açıklanamayacağını vurgulayan Dilbaz, yan etkiler, unutkanlık, hastalığa ilişkin farkındalık güçlükleri, damgalanma kaygısı ve sağlık hizmetlerine erişim sorunlarının da tedavi sürekliliğini etkileyebildiğini kaydetti.

Uzun etkili tedaviler erken dönemde değerlendirilebilir

Kongrede ele alınan konulardan biri de belirli aralıklarla enjeksiyon yoluyla uygulanan uzun etkili antipsikotik tedaviler oldu. Dilbaz, günlük ilaç kullanımını sürdürmekte güçlük yaşayan bazı hastalarda bu tedavilerin sürekliliği destekleyebileceğini belirtti.

Konuşmasında, yakın zamanda ilk şizofreni atağını geçirmiş 83 hastanın katıldığı bir araştırmanın sonuçlarını da paylaşan Dilbaz, 12 aylık izlemde hastalık belirtilerinin alevlenmesi veya tekrarlamasının uzun etkili enjeksiyon grubunda yüzde 5, aynı ilacın ağızdan kullanıldığı grupta ise yüzde 33 olarak bildirildiğini aktardı.

Dilbaz, bu sonuçların belirli bir ilaç ve hasta grubuna ait olduğunun altını çizerek bulguların tüm hastalara veya bütün enjeksiyon tedavilerine doğrudan genellenemeyeceğini ifade etti. Uzun etkili tedavilerin yalnızca hastalık tekrar ettikten sonra değil, uygun hastalarda erken dönemde de seçenekler arasında değerlendirilebileceğini belirtti.

Tedavi planında hasta tercihleri dikkate alınmalı

Uzun etkili enjeksiyonların her hasta için aynı ölçüde uygun olmadığını vurgulayan Dilbaz, tedavi seçiminde ilacın etkisinin, tolere edilebilirliğinin, uygulama aralığının ve kişinin yaşam koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Hastanın beklentilerinin, önceki ilaç deneyimlerinin ve olası yan etkilerin karar sürecinde dikkate alınmasının önemine değinen Dilbaz, daha uzun uygulama aralıklarının bazı hastalarda günlük tedavi yükünü azaltabileceğini belirtti. Bununla birlikte uygulama aralığının uzamasının düzenli hekim kontrollerine ve psikososyal desteğe duyulan ihtiyacı ortadan kaldırmadığını ifade etti.

Amaç günlük yaşama katılımı desteklemek

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, ilk atak sonrasında bakımın yalnızca ilaç tedavisiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Psikoeğitim, aileyle iş birliği, psikolojik destek ve kişinin eğitim ya da çalışma hayatına dönüşünün planlanmasının kapsamlı bakım yaklaşımının parçaları olduğunu kaydetti.

Tedavi sonuçlarının değerlendirilmesinde belirtilerin azalmasının yanı sıra kişinin sosyal ilişkilerini sürdürebilmesi, bağımsız yaşamını destekleyebilmesi ve kendi hedeflerine ilerleyebilmesinin de önem taşıdığını vurgulayan Dilbaz, ilk ataktan itibaren kişiye uygun ve sürdürülebilir bir bakım planıyla iyileşmenin desteklenmesi gerektiğini söyledi.

ECNP’nin 39. Kongresi kapsamında gerçekleştirilen oturumda Almanya’dan Prof. Dr. Alkomiet Hasan oturum başkanlığını yürütürken, İtalya’dan Dr. Vassilis Martiadis de konuşmacı olarak yer aldı.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: