Uzbay’dan Bağımlılık Uyarısı

Üsküdar Üniversitesi’nde düzenlenen “Hazdan Bağımlılığa-Beynin Ödül Sistemi” söyleşisinde konuşan Prof. Dr. Tayfun Uzbay, bağımlılığın yalnızca madde kullanımıyla sınırlı olmadığını belirtti. Alışveriş, kumar, oyun ve sosyal medya kullanımındaki risklere dikkat çeken Uzbay, “Bağımlılık bir ahlak problemi değil, bir hastalık” dedi.

25 Eki 2026 - 13:00 YAYINLANMA
Uzbay’dan Bağımlılık Uyarısı

Üsküdar Üniversitesi Pozitif Psikoloji Laboratuvarı tarafından düzenlenen “Mental İyi Oluş Söyleşileri”nin yeni dönem ilk konuğu, üniversitenin Rektör Danışmanı ve Nöropsikofarmakoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tayfun Uzbay oldu.

Prof. Dr. Tayfun Doğan’ın moderatörlüğündeki “Hazdan Bağımlılığa-Beynin Ödül Sistemi” başlıklı etkinlikte, bağımlılığın gelişimi, beynin ödül mekanizması ve dijital yaşamın alışkanlıklar üzerindeki etkileri ele alındı. Farklı disiplinlerden öğrencilerin katıldığı söyleşide, Uzbay’ın “Hazdan Bağımlılığa” kitabı üzerinden değerlendirmeler yapıldı ve katılımcıların soruları yanıtlandı.

“Bağımlılık bir ahlak problemi değil”

Bağımlılığın anlaşılabilmesi için beynin ödül sisteminin işleyişinin dikkate alınması gerektiğini belirten Uzbay, farklı bağımlılık türlerinde ortak mekanizmaların devreye girebildiğini söyledi.

Alışveriş, oyun, bahis ve madde bağımlılığında beynin ödül sisteminin rolüne işaret eden Uzbay, bağımlılığın ahlaki yargılarla değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Bağımlılığın yalnızca iradeyle aşılabilecek bir durum olmadığını ifade eden Uzbay, kişilerin bağımlılığa yatkınlıklarının farklılaşabildiğini belirterek doğru bilgi ve farkındalığın önemine dikkat çekti.

Gençlerin korunmasında eğitim öne çıkıyor

Gençlerin riskli davranışlardan korunması için yalnızca uyarılmalarının yeterli olmayacağını belirten Uzbay, davranışların olası sonuçlarının anlaşılır biçimde anlatılması gerektiğini dile getirdi.

Doğru eğitim, bilgi ve farkındalık çalışmalarının önemini vurgulayan Uzbay, gençlerin karar verme becerilerinin desteklenmesi ve güvenilir bilgi kaynaklarına yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Dijital ve davranışsal bağımlılıklar göz ardı edilmemeli

Söyleşide alışveriş bağımlılığı olarak bilinen oniomani ile oyun, kumar ve dijital kullanım alışkanlıkları da gündeme geldi. Uzbay, ailelerin çocuklarının teknoloji karşısında geçirdiği zamanı ve dijital ortamda neler yaptığını da takip etmesi gerektiğine dikkat çekti.

Bir davranışın yalnızca alışkanlık ya da tutku olarak değerlendirilmesinin sorunun ciddiyetini gölgeleyebileceğini belirten Uzbay, kişinin bir etkinliğe ne kadar zaman ayırdığı ve o etkinliği gerçekleştiremediğinde neler yaşadığı gibi unsurların önem taşıdığını ifade etti.

“Haz ve mutluluk birbirine karıştırılıyor”

Haz almanın yaşamın doğal bir parçası olduğunu ancak mutluluğun sürekli haz arayışına indirgenemeyeceğini belirten Uzbay, insanların zamanla aynı hazları elde etmek için daha fazlasını arayabileceğini söyledi.

Uzbay, dayanışma, başkalarına yardım etme ve anlamlı amaçlar için çaba göstermenin de yaşam doyumuna katkı sunduğunu ifade etti. Kitap okuma ve spor gibi faaliyetlerin yanı sıra kişinin kendisine anlamlı hedefler belirlemesinin önemini vurguladı.

Tüketim alışkanlıkları sorgulanmalı

Alışveriş yaparken ihtiyaçların doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uzbay, tüketicilerin bir ürün satın almadan önce gerçekten ihtiyaç duyup duymadıklarını sorgulamalarını önerdi.

Telefon ve sosyal medya kullanımının yüz yüze iletişimin önüne geçmemesi gerektiğini de dile getiren Uzbay, konuşma, yazma ve okuma gibi becerilerin geliştirilmesinin önemini anlattı.

Teknoloji kullanılırken diğer beceriler de geliştirilmeli

Teknolojiden ve yapay zekâdan uzak durulması gerektiğini savunmadığını belirten Uzbay, bu araçlardan yararlanırken diğer zihinsel ve iletişimsel becerilerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Çocuklarda kitap okuma, el yazısı, düşünme ve soru sorma alışkanlıklarının desteklenmesi gerektiğine işaret eden Uzbay, teknolojinin bilinçli kullanımının önemini vurguladı.

Aile öyküsü tek başına belirleyici değil

Ailesinde bağımlılık öyküsü bulunan kişilerin mutlaka bağımlılık geliştireceği düşüncesinin doğru olmadığını belirten Uzbay, aile geçmişinin tek başına kesin bir sonuç anlamına gelmediğini ifade etti. Bağımlılığa karşı dirençli bir aile geçmişinin de kişiyi bütünüyle koruyacağının söylenemeyeceğini kaydetti.

Bağımlılık tedavisinin çok yönlü ele alınması gerektiğini belirten Uzbay; yoksunluk sürecinin yönetilmesinin yanı sıra psikososyal desteğin ve kişinin üretken bir yaşama yeniden katılmasının önemini vurguladı. Uzbay, bağımlılıkla mücadelede topluma doğru bilgi ulaştırılması ve kişilerin kendilerini koruyabilecekleri konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: