VR Terapiyle Korkular Aşılabiliyor!

Sanal gerçeklik (VR) terapisi, psikoterapide danışanın korkularıyla güvenli bir ortamda yüzleşmesini sağlayarak kaygı bozuklukları ve fobilerde etkili bir araç olarak öne çıkıyor.

06 Oca 2026 - 22:36 YAYINLANMA
VR Terapiyle Korkular Aşılabiliyor!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Can Karpat, VR terapinin kanıta dayalı yaklaşımları güçlendiren destekleyici bir yöntem olduğunu ve doğru yapılandırıldığında kişinin kendine olan güvenini dönüştürdüğünü vurguladı.

Sanal gerçeklik (VR) terapisi, psikoterapide başvurulan önemli araçlardan biri haline geldi. Klinik Psikolog Can Karpat, VR terapinin başlı başına bir terapi ekolü olmadığını, kanıta dayalı yaklaşımların etkisini artıran destekleyici bir yöntem olduğunu belirtti. Karpat, “Özellikle kaygı bozuklukları ve fobilerde, danışanın gerçek hayatta kaçındığı durumlarla güvenli bir ortamda yüzleşmesini sağlar” dedi.
VR terapide korkunun anlatılmadığını, kontrollü biçimde yaşandığını ifade eden Karpat, bu sayede kaçınma davranışlarının azaldığını ve kısa sürede gözle görülür ilerlemeler sağlanabildiğini aktardı. Uzun vadede ise VR terapinin yalnızca korkuları değil, kişinin kendine olan güvenini de güçlendirdiğini dile getirdi.

“VR Terapide Korku Anlatılmaz, Yaşanır”
Karpat, geleneksel terapilerde danışanın korktuğu durumları anlatması veya hayal etmesi gerektiğini, VR terapide ise bu durumun doğrudan yaşandığını vurguladı. “Sanal gerçeklik, danışanın görsel ve işitsel olarak deneyimin içine girmesini sağlar. Terapist ortamın yoğunluğunu, süresini ve içeriğini anlık olarak kontrol edebilir. Bu da süreci daha ölçülebilir, tekrarlanabilir ve güvenli hâle getirir” dedi.

Spesifik Fobilerde Etkili: Dişçi Korkusu ÖrneğiKarpat, dişçi korkusu gibi spesifik fobilerde VR terapinin aşamalı olarak uygulandığını belirtti. “Danışan önce bekleme salonunda bulunur, sonra dişçi koltuğuna oturur, alet seslerini duyar ve en son müdahaleye yaklaşır. Amaç, korkuyla baş edebileceğini adım adım deneyimlemesini sağlamaktır” dedi. Hafif ve orta düzey fobilerde birkaç seans içinde kaygı düzeyinde belirgin düşüş sağlanabildiğini, daha derin vakalarda ise sürecin daha uzun olabileceğini aktardı.

“Doğru Yapılandırıldığında Güveni Dönüştürür”
VR terapinin dikkatli kullanılması gerektiğini vurgulayan Karpat, “En büyük risklerden biri, danışanın henüz hazır olmadığı bir düzeyde maruz bırakılmasıdır. Ayrıca bazı danışanlar VR’ı bir oyun gibi algılayabilir ya da teknolojiye karşı direnç gösterebilir” dedi. Zaman zaman baş dönmesi veya mide bulantısı gibi fiziksel yan etkiler görülebileceğini de ekledi.

Karpat, “VR terapinin en değerli kazanımı, danışanın ‘başa çıkabilirim’ duygusunu içselleştirmesidir. Seanslar sonrasında kaçınma davranışları azalır, bedensel kaygı tepkileri hafifler. Uzun vadede bu kazanımlar yalnızca dişçi korkusuyla sınırlı kalmaz; danışan diğer tıbbi işlemler ve stresli durumlar karşısında da daha dayanıklı hâle gelir” ifadelerini 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: